SHAFAQNA- Ayetullah Yesribi; “Mektebin bilgilerini tevella ve teberra ruhu ile yaymak gerekir ama şunu da asla unutmamak gerekir ki bu mektep hiçbir insana saygısızlık edilmesini caiz saymaz” dedi.
Hz. Fatıma’nın (a.s) yas merasimine katılan müminlere hitap eden Kaşan İlim Havzası Başkanı Ayetullah Yesribi, İmam Sadık’tan (a.s) naklettiği bir hadiste bu tür etkinliklerin faziletine değindi ve şöyle konuştu: İmam Sadık (a.s), takipçilerine dua ediyor ve şöyle diyor: “Allah bizim Şiilerimize rahmet etsin, Allah’a yemin olsun ki gerçek müminler bizim Şiilerimizdir, Allah’a yemin olsun ki Şiilerimiz bizimle şeriktirler.” Eğer masum yemin ediyorsa şunu anlayabiliriz: Kur’an-ı Kerim’in neresinde mümin ve iman kavramı geçiyorsa Şiiler kesinlikle bu kavramın misdaklarındandır. Dolayısıyla “müminler ancak kardeştirler” ayetinin manası “Şiiler birbirlerinin kardeşidirler” şeklinde anlamak gerekir. Ayeti başka yerlere çekmek kabul edilemez.
Ayetullah Yesribi sözlerini şöyle sürdürdü: Birçok rivayette bizlere; Ehlisünnete mensup kimselere selam vermemiz, hastalarını ziyaret etmemiz, cenazelerine katılmamız emri verilmiştir. Bu rivayetler diğer din ve mezhep mensuplarıyla geçinmek gerektiği ve beşeri toplumlarda çatışmanın tatil edilmesi anlamındadır. Yoksa hakikat ve gerçekleri anlatmanın tatil edilmesi manasında değildir. Mektebimizin öğretilerini gençlerimize anlatmalıyız ve böylece bu öğretiler kuşaktan kuşağa intikal etmelidir. Dolayısıyla meclislerimizde muhaliflerimizin bile kendi kitaplarında zikrettiği tarihi gerçekleri anlatmamak ne aklın ne de dinin kabul edeceği bir şey değildir. Fakat şunu da vurgulamam gerekir: Mektebimiz hiçbir insana hakaret etmeyi caiz saymaz.
Ayetullah Yesribi şöyle konuştu: İmam Sadık’ın (a.s) hadisinde bir şeriklik ve ortaklıktan söz edilmiştir. Bu ortaklık Şiilerin Ehlibeytin hüzün ve yasını sürdürmeleridir. İşte bu meclisler ve gözyaşları sayesinde hepimiz Ehlibeyt ile onların hüznünde ortak olmaktayız.
