SHAFAQNA- Azerbaycan Cumhurbaşkanının son bir yıl içerisindeki siyasetleri özellikle de Ermenistan ile Karabağ meselesini çözme yönündeki adımları Güney Kafkasya’daki tehditleri şiddetlendirmiş ve bölgede bulunan diğer ülkeleri ciddi tehditler ile karşı karşıya bırakmıştır.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev uygunsuz bölgesel siyasetlerinin devamında bir kez daha özellikle İran ve Rusya gibi bölgedeki bağımsız ülkelere karşı ciddi bir tehdit mahiyet taşıyan iddialarda bulundu. İlham Aliyev NATO genel sekreteri Jens Stoltenberg ile Brüksel’deki görüşmesinde Azerbaycan Cumhuriyeti ile bu askeri teşkilat arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini istedi. Bu görüşmede Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ülkesinin NATO ile stratejik ilişkiler içerisinde olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu:” Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri ile NATO Örgütü arasındaki operasyonel askeri koordinasyon artmaktadır. ”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı, düzenlediği basın toplantısında, Ermenistan topraklarında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile bağlantı kurmak için Zengezur koridorunun inşa edilmesini de yineledi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Türkiye hükümetinin Ermenistan topraklarındaki Zangezur adlı koridoru ele geçirme planını uygulamak için sürekli tekrarlanan açıklamaları, Erivan hükümet yetkililerinin defalarca karşı çıktığı bir durumda gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda, “Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan geçtiğimiz günlerde bu hususta şunları söylemişti: ” Ermenistan, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ermenistan üzerinden Nahçıvan’a bağlanması için bir koridor verilmesine karşıdır.”
İlham Aliyev’in NATO Genel Sekreteri ile yaptığı görüşmede yaptığı açıklamalar, Bakü hükümetinin Türkiye’nin yoğun baskısı altında olduğunu ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ulusal çıkarlarının peşinden gitmek yerine sürekli olarak Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki çıkarlarının peşinde olduğunu gösteriyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Brüksel ziyareti öncesinde Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar, ülkesinin Güney Kafkas Ordusu’nun modernizasyonuna verdiği desteği açıkladı. TBMM’de konuşan Türkiye savunma bakanı Hulusi Akar, şunları söylüyor: ” Türkiye Silahlı Kuvvetleri ve Azerbaycan Cumhuriyeti, gelecekte ikili işbirliğini daha da genişletecektir.”
Türkiye’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) aktif bir üyesi ve bu askeri örgütün ikinci büyük ordusu olduğu herkesçe bilinmektedir. İkinci Dağlık Karabağ Savaşı’nın sona ermesinden sonra Rus yetkililer, Doğu Bloku’na bağlı bölgesel birliklere katılması amacı ile Bakü yetkililerinin gönlünü almak için Azerbaycan Cumhuriyeti’ne taviz vermeye çalıştı.
Bu sürecin devamında Türkiye de, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan’ın temas hatlarında Rus barış güçlerinin temas hatlarında sınırlı bir konum elde edebilmiştir. Böylece Rus yetkililerin tahminleri doğru çıkmadı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Rusya ile yakınlaşma eğiliminde olmadı, aynı zamanda en başından itibaren Batı ülke ve kurumlarıyla işbirliklerini iki katına çıkma çabasını gündeme getirdi.
Bu arada NATO’nun doğuya doğru genişlemesine her zaman karşı çıkan Rusya, sınırlarına ikinci bir NATO ordusu olan Türkiye’yi davet etti. Nitekim Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın NATO ile ilişkileri genişletme arzusunun ve bu askeri örgütün en aktif üyelerinden biri olan Türkiye’nin bu ülkenin ordusunu modernize etme arzusunun ifadesiyle, NATO’ya karşı çıkmanın maliyetini daha da arttı. Bu koşullar altında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Türkiye ve NATO ile askeri işbirliğinin genişlemesiyle birlikte aslında Rusya’nın sorunları da arttı. Bu şartlar altında Ermeni uzmanlar, Ermeni topraklarında Zengezur adlı bir koridorun yapılması halinde Rusya’nın maliyetlerinin bölgedeki diğer ülkelere göre daha fazla artacağını söylüyorlar.
Bu konuda Ermeni askeri uzman “Van Hambardzumyan” şunları söyledi:
“Bakü ve Ankara yetkilileri birkaç aydır Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ermenistan’a karşı kazandığı 44 günlük zaferden esinlenerek gündemlerinde Siyunik sürüngen savaşın taktiklerini kullanıyorlar. Ermenistan’ın askeri hazırlığının ve dengesinin bozulduğunu biliyorlar. Azerbaycan Cumhuriyeti, birinci adımda temas hatlarında uygun pozisyonlar aldıktan sonra, ikinci adımda amansız bir baskı uygulamak ve Ermeni toplumunu baskı halinde tutmak için girişimlerini azami seviyeye ulaştırmaya ve birkaç uzak hedef peşinden koşmaya çalışıyor.”
Bu arada Ermeni askeri uzmanı şunları da söyledi: “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin nihai hedefi, koridoru açmak ve toprak bütünlüğünü sağlamaktır. Türkiye ve Nahçıvan ile bağlantı köprüsü sayılacak Siyonik koridorunu almak için Azerbaycan Cumhuriyeti elinden gelen her şeyi yapacaktır.”
Bu koşullar altında çeşitli nedenlerle ABD ve Avrupa Birliği ile olan anlaşmazlıkların tırmanması nedeniyle NATO ve Batılı kurumlardan dışlanan Türkiye, mevcut durumdan yararlanarak Batılı kurumlarla işbirliğini sürdürebilmiştir ve Rusya’yı tehdit ederek Batı’nın tekrar gönlünü elde etmeye çalışmıştır.
Bölgedeki mevcut durumun genel bir özeti olarak, Zengezur koridoru planının sadece ikili ve çok taraflı işbirliği için normal bir plan olmadığını, aynı zamanda Ermenistan topraklarındaki bu koridorun İran ve Rusya ile ilişkileri de aksatacağı ve Rusya’yı Güney Kafkasya’da bir grup NATO üyesi ülke ile baş etmek zorunda bırakacağı kesindir.