SHAFAQNA TÜRKİYE – İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami mesajında şu ifadelerde bulundu:
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
13 Aban (4 Kasım), Dünya Emperyalizmle Mücadele Günü ve Tahran’daki Amerikan casusluk yuvasının İmam’ın (r.a) çizgisini takip eden Müslüman öğrencilerin yetenekli elleri tarafından tarihi bir şekilde ele geçirilmesinin yıldönümüdür ve aslında bu, Amerika’nın gerçek doğasını ve dünyanın özgürlük ve hak arayan uluslarına karşı olan kötülüğünü ortaya koymada tarihi ve unutulmaz bir dönüm noktasıdır.
Aziz ülkemizin son 70 yıllık tarihi, ABD yöneticilerinin İran ve İranlılara karşı işlediği ihanetlerin ve suçların bir listesini kapsamaktadır ve bunların tasarımının, planlamasının ve desteğinin merkezi bu ülkenin Tahran’daki büyükelçiliğiydi ve 4 Kasım 1979’da devrimin zaferinden ve İran İslam Cumhuriyeti’nin kutsal sisteminin kurulmasının üzerinden bir yıl bile geçmeden büyük İran milletinin evlatlarının büyük, devrimci ve tarih yazan iradesiyle, Amerikalıların hain ve devrik bir yönetici olan Şah’ı barındırma ve onu ülkeye geri göndermeme eylemlerine tepki olarak ele geçirildi.
4 Kasım’da İran milleti, insanlık tarihinin en büyük imparatorluğu olan Amerika’yı yendi ve Tahran’daki Amerikan casusluk yuvasının ele geçirilmesi yalnızca Amerika’nın politikalarının ele geçirilmesi ya da gömülmesi değildi, bu büyük destan gerçekleştikten sonra, insanlık tarihinde rakipsiz bir süper gücün yüzeysel ve görünürdeki gücünün çöküşü ve kırılması yaşandı.
Son 45 yılın olay ve muazzam gelişmeleri bölge ve dünya düzeyinde gözden geçirildiğinde ve analiz edildiğinde, İmam’ın çizgisini takip eden Müslüman öğrencilerin şaşırtıcı ve güçlü eyleminin etkisinin bir demir yumruk gibi olduğunu, İranlıların Amerikan karşıtı irade ve nefretinin, Amerika’nın zahirdeki süper gücünün çöktüğünü ortaya koyduğunu, ulusların ABD’nin istikbarına ve kötü güçlerin hakimiyetine karşı uyanmasının ve ayağa kalkmasının temellerini ve zeminini hazırladığını göstermektedir. Öyle ki bugün Beyaz Saray’ın bölgedeki insanlık ve dünyadaki diğer hak savunucusu ve tahakküm karşıtı toplumlara karşı politikalarına yönelik güçlü bir cephenin oluşumuna tanık oluyoruz.
Bugün sahnede ortaya çıkanlar ve Washington yönetim aygıtlarının komutası ve kapsamlı desteği altında gerçekleşen özellikle Gazze ve Lübnan olmak üzere Batı Asya’nın stratejik bölgesinin acı ve yadsınamaz gerçekleri, Amerika’nın insan hakları iddiasının rengini kaybetmesinin en büyük ve en geçerli göstergeleridir. Gazze’den Lübnan’a kadar çocuk, kadın, erkek ve savunmasız insanlardan on binlerce mazlumun kanı, şeytani ve ırkçı Siyonist rejimin vahşi ve ortaçağı andıran saldırıları altında yere dökülmüştür ve meydanın en hassas tarihi dönemlerinden birinde Batı medeniyeti ve Amerika’nın özgürlüğü ve demokrasisini gözden düşmüştür.
İran halkının, 19 Ağustos’ta Dr. Musaddık’ın milli ve halkçı hükümetine karşı gerçekleşen kara darbeyle şekillenen Amerikan karşıtı mücadele çizgisi, bugün bu toprakların çok ötesine, hatta Amerika ve Avrupa’ya yayılmıştır ve Amerikalıların rezaletinin çığlıkları yankılanırken, Beyaz Saray liderlerine karşı verilen uluslararası mücadelenin mantığı ve rasyonelliği belirginleşmiş ve dünyanın her yerinde itibar kazanmıştır.
Tahran’daki ABD casusluk yuvasının ele geçirilmesiyle ilgili şanlı destanı anma yıldönümünde, İran ulusunun bir numaralı düşmanını ve o terörist, cani ve kuduz köpek Siyonist rejimi uyarıyor, bölgenin İslami direnişinin Allah’ın izniyle ve sahada üstünlüğe sahip olan mücahidlerin ve inançlı savaşçıların cesaretiyle şer ve kötülük cephesine ezici bir yanıt vereceğini ve bu kutsal yolla, Washington ve Tel Aviv’in katil liderlerinin tehditlerinden korkmadıklarını söylüyoruz.
13 Aban’ın (4 Kasım) aziz şehitlerinin anısını, isimlerini, hatıralarını ve destansı davalarını saygıyla anıyoruz. Allah’ın izniyle, Müslümanların velliy-i emr’i İmam Hamanei’nin velayet çadırı altında aynı safta eskisinden daha güçlü bir şekilde, Müslüman milletlerin direniş cephelerinin diğer sütunları ve bileşenleriyle birlikte Siyonist rejimin kesin gerilemesini ve işgalci Amerika’nın Batı Asya bölgesinden tamamen kovulmasını hızlandırmak için büyük zaferler yaratmaya hazır olacağız.
