SHAAFAQNA TÜRKİYE –
NEHCÜL BELAĞADA –
SORUMLULAR VE VAHDET GÖREVLERİ
Devlet mesullerinin istenilen başarıya ve hedefe ulaşmasında halkın birlik ve beraberliğinin büyük rolü vardır. Dolayısıyla devlet yetkilileri de halkın gönül birliği ve vahdetini sağlamaları için samimi ve ihlâsla halka hizmet etmeliler. Devlet ve millet bütünlüğü ışığında sorunların üstesinden gelinir. Milletsiz devlet, devletsiz millet olmaz. Bu konu hakkında Nehcü’l-Belaga‘dan birkaç örnek sunuyoruz.
1-Devlet ve Millet Haklarına Riayet Etmek
Toplumun her tabakası sahip olduğu hak ve hukuku tanıyıp başkasının hakları karşısında saygılı olur, vazifesini yerine getirirse millet ve devlet arasında gönül birliği oluşur. İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: “Allah’ın farz kıldıklarının en büyüğü, emir sahibinin tebaası, tebaanın da emir sahibi üzerindeki hakkıdır. Bu hakkı eda etmeyi Allah her iki tarafa da farz kılmıştır ve bunu onların uzlaşmasını temin eden, dinlerin yücelip güçlenmesini sağlayan bir vesile kılmıştır.”[1]
2-Kapsayıcı Adalet Anlayışı
Halkın, devlet ve yöneticilere saygısı ve sevgisi onların herkesi kapsayan eşitliğe dayalı hizmet anlayışıyla başlar. Halk yöneticilerden eşitlik ilkesine dayalı adalet görünce devlet ve yöneticisine sarılarak sorunların çözülmesini yardımcı olur. İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: “Valilerin gözlerini aydın eden işlerin en üstünü, ülkede adaletin hâkim olması, halk arasında sevginin, dostluğun yayılmasıdır. Aralarında sevginin yayılması da ancak gönüllerinin selamet ve huzur içinde olması ile mümkündür. Hayır dilemeleri de ancak işleri hususunda valilerinin etrafını sarmaları, devletinin yükünün omuzlarına ağır gelmemesi ve yöneticiliğinin uzamasından usanmamalarıyla mümkün olur. O halde halkın arzularını yerine getir, onlara güzel övgüde bulun, tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir. Çünkü yaptıkları güzel işleri çokça zikretmek, yiğitlikleri hareketlendirir, geri kalmış olanları işe teşvik eder inşallah!”[2]
3-Halka Kapıları Açmak
Devlet yöneticileri ile halkı bir araya getirip gönül birliğini sağlayan konulardan biri de halkın devlet yöneticisine rahatlıkla ulaşmasıdır. Yani halk ve devlet arasında birtakım engellerin kalkması gerekir. Halkın ihtiyaç ve sorunlarına hemen koşulmalıdır. Halk bu hizmet ve samimiyeti gördüğünde devlet ve haklı kenetleşir, birlik ve beraberlik içinde olur.
İmam Ali (aleyhisselam) Mısır valisi Malik Eşter’e emirnamesinde şöyle yazıyor:
“Halkından uzun müddet gizlenme! Çünkü valinin raiyetinden gizlenmesi, halkı sıkıntıya sokan işlerdendir ve işlerdeki bilgisinin azlığına delalet eder. Onlardan gizlenmek birçok şeyi bilmelerine engel olur, onların gözüne büyük şeyler küçük, küçük şeyler büyük görünür, iyilik kötü görünür, kötülük güzel görünür, sonuçta hakla batıl birbirine karışır. Vali de bir insandır, halkla görüşmedikçe onların halini bilemez, kendisine gizli kalanları göremez.”[3]
Bu açılım cihetinde hareket etmek halka devletin kendilerin ait bir değer olduğu düşüncesini kazandırır, onlar da canı gönülden vahdet içinde onu korurlar.
4-İnsanların Şahsiyetinin Korunması
Siyasiler ve toplum liderleri halkının şahsiyet ve saygınlığını korurlarsa onları destekçileri olarak bulurlar. Ama aralarında saygı ve ihtiram duvarı yıkılır ve her biri diğerinin hata ve şahsiyetine dil uzatırsa halk ve devlet gücünü yitirir. İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: “İnsanların ayıpları vardır. Valiler, bunları örtmeye en layık olan kimselerdir. Onların bilmediğin ayıplarını araştırmaya kalkışma! Sana düşen, gördüklerini temizlemendir. Bilmediklerin hakkında da Allah hükmeder. Halkın ayıplarını gücünün yettiğince ört ki Allah da senin halktan gizli kalmasını istediğin ayıplarını örtsün.”[4]
Eğer yöneticiler halkın ayıplarını araştırmazsa halkta onların ayıplarını araştırmaz. Birbirlerinin hatalarını araştırdıkları takdirde aralarında karşılıklı kin ve nefret oluşur. Bu da devletin zayıflamasına sebep olur.
5-İhlâsla Halka Hizmet
Devlet ve millet birlik ve beraberlik içinde olmalıdır. Yöneticiler ve önderler halka karşı görevlerini çok iyi bilip en güzel biçimde yerine getirmeye gayret etmelidir. İktidar başındakiler adalet ile hükümeti yönetir, halk da onların adilane ve samimi hizmetlerini görünce ülkesinin destekçisi olur ve bu yolda hiçbir şeyi esirgemez. Eğer önderler halktan uzak durur, halk arasında tabakalar oluştururlarsa vahdet ve gönül birliği kopar ve kavgaya dayalı bir kutuplaşma meydana gelir.
İmam Ali (aleyhisselam) Malik Eşter’e şöyle tavsiyede bulunuyor:
“Senin için işlerin en sevimlisi hakta orta yolda olan, adalette en kapsayıcı bulunan ve halkın hoşnutluğunu en çok toplayan iş olmalıdır. Çünkü genelin öfkesi özelin rızasını faydasız kılar, oysa genelin hoşnutluğuyla özelin öfkesi örtülüp giderilir.”[5]
Halkın fakir tabakası sorunlar karşısında sabırlı oldukları gibi devlet ve yöneticilerine her türlü yardım için de hazırdırlar. Toplumun üst tabakası sorunlar karşısında tahammül ve sabırlı olmadığı gibi devlet ve yöneticilerden de beklentileri çoktur. Yönetici ve vali halkın mazlum ve fakir tabakasına yönelmelidir. Çünkü onlar savaşlarda devlet ve ülkenin destekçileridir. Nitekim günümüz dünyasında da bir savaş ve seferberlikte genelde mustazaf tabakanın seferber olduğu görülmektedir.
Valiler ve yöneticiler halka samimi ve ihlâslı hizmetleriyle kucak açıp bağırlarına basarak toplumu bir bütün haline getirebilirler.
6-Güzel Örf ve Ananelerin Korunması
Bazen toplumlarda vahdeti koruyan insanlar arasında gönül birliğini güçlendiren birtakım adet ve ananeler göze çarpmaktadır. Bu adetler İslam’a aykırı olmadıkça vali ve yöneticiler tarafından korunmalıdır. İmam Ali (aleyhisselam) Malik Eşter’e şöyle buyuruyor: “Bu ümmetin öncülerinin ortaya koyduğu, halkın üzerinde uzlaştığı, işlerini düzenlediği salih sünneti kaldırma! Geçip gidenlerin güzel sünnetlerine zarar veren yeni sünnetler çıkarma!”[6]
7-Ahde Vefa
Ahde vefa İslam’ın çok önem verdiği konulardan biridir. İslam, hatta kâfirlerle bile yapılan ahitlere bağlı kalmaya emretmektedir. İmam Ali (aleyhisselam) ahde vefayı ilahi bir emir olarak sayıyor ona saygının ise vahdet ve gönül birliğinde son derece etkili olacağına vurgu yapmıştır: “Allah’ın farz kıldığı şeylerden ahitlere vefalı olmak gibi saygı gösterdikleri, üzerinde şiddetle birleştikleri başka bir şey yoktur.”[7]
Ahde vefa, toplumun güven, asayişinin sağlanmasında ve vahdetin pekişmesinde son derece etkilidir. Valiler ve yöneticiler bu hikmetli söz ve nasihatlerden istifade etmelidir.
[1]-Nehcü’l-Belaga, Hutbe 216.
[2]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
[3]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
[4]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
[5]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
[6]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
[7]-Nehcü’l-Belaga, Mektup 53.
