NEHCÜL BELAĞADA – ŞEYTANIN HİLESİ

SHAFAQNA TÜRKİYE –

NEHCÜL BELAĞADA – ŞEYTANIN HİLESİ

Halk dilinde hilekâr ve hain insanlara şeytan sıfatlı denir. Bu söylemin kendisi şeytanın hilekâr ve düzenbaz olduğunun herkes tarafından bilindiğine açık bir delildir. Şeytan bin bir hile ve düzenle, kötü işleri güzel göstererek insanları aldatmaktadır. İnsanların şeytanın oyununa gelmesi de onların cehalet, gaflet ve gururlarından kaynaklanmaktadır.

Hariciler şeytanî düşüncelerle Sıffin’de Hz. Ali’ye (aleyhisselam) karşı savaşa geldiler. İmam (aleyhisselam), o asi grupla toplum ve ümmetin birlik ve düzenini bozdukları için savaştı ve onları mağlup etti.

İmam Ali (aleyhisselam) Nehrevan savaşında öldürülen Hariciler’e rastladığında şöyle buyurdu: “Haliniz kötü olsun! Şüphesiz sizi aldatan, sizi zarara uğrattı.”

“Onları kim aldattı, ey müminlerin emiri?”diye sorduklarında şöyle buyurdu: “Saptırıcı şeytan ve kötülüğü emreden ne­fisleri onları ümitlerle aldattı, onlara isyan yollarını açtı, üs­tün geleceklerini vaat ederek onları ateşe düşürdü.”[1]

Şeytan, insanı aldatıp cehennem ateşine sürüklemek için her yol ve vesileden istifade etmektedir. Nefs-i Emmare’de (sürekli kötülüğe emreden nefis) insanın içinde ki şeytan olarak onu günaha davet etmektedir. İmam Ali (aleyhisselam) şeytan ve hilelerini çok iyi tanıdığı için devamlı ashabı ve yaranını şeytanın hile ve düzenine aldanmamaları konusunda uyarıyordu. Nasihatlerinin birinde şöyle buyurdu: “Şeytan, yollarını güzel gösteriyor, dininizi düğüm dü­ğüm çözmek istiyor. Sizleri birlik yerine ayrılığa ve ayrılıkla da fitneye düşürmeye çalışıyor. O halde onun vesvese ve büyüsünden yüz çevirin; size nasihat armağan edenin nasihatini tutun, ona bağlanın!”[2]

Aziz okuyucular! Tüm sıratı müstakim çizgisinden ayrılanlar Allah ve tevhit yolundan kopmuş kimseler, Nefs-i Emmare ve şeytanın oyunlarına aldanmış günah ve kötülüklere koyulmuşlardır. Şeytanın hile ve düzeni olmasaydı bu kadar manevi kayıp olmazdı. Kıyamet günü cehennem ehlinin en çok yakındığı ve vicdan azabı çektiği konu “niçin şeytanın hile ve oyununa gelip hak vadeleri göz ardı ettik” diye yakınmaları olacaktır.

İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: “Şeytan ça­ğırdığında icabet edip isteklerini kabul ettiler.”[3]

İşte budur peygamberlerin hak davetini reddeden kâfirlerin hali, evliya ve büyüklerin nasihatine kulak vermeyen fasıkların akıbeti.

Adamın biri rüyada şeytanı elinde zincir ve kalın halatlarla giderken görür.

Adam: Elindeki bu ipler kimler içindir?

Şeytan: Falanca büyük âlim içindir, onu kandırıp kendimle götürmek istiyorum.

Adam: Bizleri kandırmak için nasıl halatlar kullanıyorsun?

Şeytan: Senin gibilere zincir ve halat gerekmiyor, sizler zaten kendi isteğinizle benim peşimden geliyorsunuz. Ben sadece bana karşı koyanlar için zincir ve halat kullanıyorum.

İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: “Allah’a hamd eder ve şeytanı kovmak, onun tuzakla­rına düşmek, ipine yapışmak ve oyunlarına kanmak husu­sunda O’ndan yardımını dilerim.”[4]

Ey insan İmam Ali (aleyhisselam) gibi bir zat şeytanın hile ve düzenleri karşısında Allah’tan yardım ve medet diliyorsa bizler gece gündüz Allah’ı anıp ondan yardım istemeliyiz! Sizce bu daha mantıklı değil mi?

[1]-Nehcü’l-Belaga, Hikmet 323.

[2]-Nehcü’l-Belaga, Hutbe 121.

[3]-Nehcü’l-Belaga, Hutbe 144.

[4]-Nehcü’l-Belaga, Hutbe 151.

Bu Makaleyi Paylaş