Ayetullah Cevadi Amoli: Tebliğ herkesin görevidir, kolay olmasa da/Allah dininden vazgeçmez

SHAFAQNA TÜRKİYE-  Ayetullah Cevadi Amoli, Kum Azam Mescidi’nde halkın farklı kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirilen haftalık ahlak dersi oturumunda, Nehc’ul-Belağa 156. hikmeti hakkında açıklamalarda bulunarak şöyle konuştu: Emirü’l-Mü’minin Ali (a.s.) bu hikmetinde şöyle buyurmuştur: “Cahilliklerini mazur gösteremeyeceğiniz kimselere itaat etmeniz gerekir.” Müracaat ettiğinizde hata yaptığınızı asla söyleyemeyeceğiniz liderleri seçin. Cehalet, unutkanlık ve sapma gibi olumsuzluklara maruz kalmayan liderler. İmam (a.s.) şöyle diyor: “Öyle bir lider seçmelisiniz ki, daha sonra onun bu şekilde davrandığına dair bahaneler üretemeyesiniz ve onun bizimle hiçbir ilgisi yoktur! demeyesiniz.”

Peygamber Efendimizin (s.a.a.) öğretme, ezberleme ve tebliğ olmak üzere üç aşamadaki masumluğuna değinerek şöyle buyurmuştur: İslam’ın şerefli Peygamberi asla unutmaz, hata yapmaz ve hidayetin bütün aşamalarında masumdur.

Bu özellik Ehl-i Beyt’te (a.s) de mevcuttur ve onlar, Tathir ayeti gereğince her türlü ilmi cehaletten, amelî cehaletten, hatta unutkanlıktan uzaktırlar. Öyleyse, Peygamber Efendimizi ve Masum İmamları kendimize önder seçmeliyiz ki, Kıyamet Günü’nde “Biz yanıldık” demek zorunda kalmayalım!

Ayrıca Peygamber ve Ehl-i Beyt’in (s.a.a) rolünü insanlığın gerçek rehberleri olarak vurguladı: Toplum, rehberlik yolu hakkında tam bilgi ve farkındalığa sahip liderleri takip etmelidir. Nasıl ki kervanlar yolculuklarında yol güzergâhını ve şartları inceleyen rehberler seçiyorlarsa, insanlar da yol ve varış noktasının hakikatini bilen liderler seçmelidirler. Layık liderleri seçip onlara uymak, kişiyi yanlış yollara sapmaktan ve yoldan sapma sonucunda ortaya çıkan özürlerden kurtarır.

Ayetullah Cevadi Amoli, ilahi tecelli kavramını açıklamaya devam etti ve şunları vurguladı: Biset gecesi duasında şunu okuruz: “Allah’ım, en büyük ayın bu gecesinde Senden en büyük tecelliyi diliyorum.” İlahi lütuf tezahürledir, tekrarla değil! Bir yere yağan ve başka bir yerden uzaklaşan yağmur değil, bir tecelliyattır. Tecelli, mesafenin olmadığı anlamına gelir; Varlığın her seviyesinde mevcut olan ve ilahi lütuf kaynağından asla ayrılmayan bir ip gibi.

Konuşmasının bir başka bölümünde bazı anormal kültürel tezahürlerin yayılmasına değinen Ayetulla amoli, dini yaymanın önemini vurgulayarak, “Tebliğ herkesin görevidir, ancak içinde bulunduğumuz şartlarda tebliğ yapmak hiç de kolay değildir! Fakat Allah dininden vazgeçmez; Eğer bu yolda kusur gösterirsek, Allah dinini başkası vesileyle koruyacaktır. Allah’ın dinini neden biz korumayalım? Bu çok yüksek bir makam ve büyük bir sorumluluktur.” dedi.

Kur’an ve Hadislerde salavatın önemine atıfta bulunarak, ilahi ayetler üzerinde düşünme ihtiyacını vurguladı ve şöyle konuştu: Ehlibeyt’in a.s yolunu izlemek kalplerin rehberliğine ve aydınlanmasına yol açacaktır.

TR.SHAFAQNA.COM

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş