SHAFAQNA TÜRKİYE- Bir kutsî hadiste yüce Allah “Oruç benim içindir ve karşılığını da ben veririm.” veya, “karşılığı da benim kendimim.” buyuruyor. Orucun yüce Allah için oluşunun anlamı şudur: Oruç ibadeti, ibadetler içinde olumsuz (eksi yönü olan) tek ibadettir. Namaz ve hac gibi başka ibadetler ise, olumluluktan oluşurlar veya bir şekilde olumlu unsurlar taşırlar. Varoluşsal bir eylem, pürüzsüz ve kesin olarak kulun kulluğunu ve yüce Allah’ın rablığını belirginleştirmez.
Çünkü bu tür bir faaliyetin maddi yetersizlikten, sınırlılık musibetinden ve bencillik olgusundan soyutlanması imkânsız gibidir. Bu davranışlarda yüce Allah’a pay verilmesi mümkündür. Oysa olumsuzluk içeren ve yerin cazibelerine saplanıp kalmaktan kurtulma, nefsin temel arzularına bir süre ara verme ve onlardan arınma olarak tanımlanan oruçta durum bundan tamamen farklıdır. Çünkü Allah’tan başkasının olumsuz/eksi nitelikli bir eylemden pay alması söz konusu değildir. “Karşılığını da ben veririm.” ifadesi, orucun karşılığını verme hususunda Allah ile kul arasında kimse aracılık yapamaz, anlamını ifade eder. Bu, yüce Allah’ın, sadakaları hiç kimsenin aracılığı söz konusu olmadan almasına benzer. “Karşılığı da benim kendimim.” cümlesinden, oruç tutanın ecrinin yüce Allah’a yakın olma olduğu anlaşılıyor.
