SHAFAQNA TÜRKİYE- Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar…
Sancar ve ekibinin yaptığı son çalışmada büyük heyecan meydana geldi.
En ölümcül beyin kanseri türlerinden biri olan glioblastoma üzerinde yürütülen araştırmalarda, “EdU” adlı molekül ile kemoterapi ilacı “Temozolomid”in (TMZ) birlikte kullanımının farelerdeki tümörleri tamamen yok ettiği gözlemlendi.
Prof. Dr. Aziz Sancar, büyük yankı uyandıran kanser araştırmasındaki son durumu açıkladı.
Sancar başarılı sonuçların fareler üzerinde yapılan deneylerde alındığını belirterek araştırmaların sürdüğünü kaydetti.
Laboratuvar ortamında sıkça kullanılan EdU molekülünün, kanserli hücrelerin DNA onarım mekanizmalarını bozarak çalışmaları durdurduğu tespit edildi.
Prof. Dr. Sancar çalışmanın tesadüfi bir keşifle başladığını anlatmıştı.
PROF. DR. SANCAR’DAN YENİ AÇIKLAMA
Çalışmanın medyada geniş yer bulması sonrası Prof. Dr. Sancar yeni bir açıklama yaptı.
Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Sancar, kendisine gelen destek mesajlarına teşekkür ederek çalışmanın hangi aşamada olduğuna ilişkin bilgi verdi.
Sancar, deneysel başarıların henüz fareler üzerinde sağlandığının altını çizerek şunları söyledi:
“Türk Kamuoyuna Duyuru.Çalışmalarımıza gösterdiğiniz ilgi ve övgü dolu mesajlarınız için teşekkür ederim. Söz konusu çalışmada elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından elbette memnuniyet ve umut vericidir.
Ancak son günlerde duyduğunuz bu güzel haberde yer alan deneysel başarılarımızın şu aşamada yalnızca fareler üzerinde elde edildiğini özellikle belirtmek isterim.
Bu bulguların insanlar için güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşebilmesi, kapsamlı klinik çalışmalar gerektirmekte olup bunun için en az iki yıl daha zamana ihtiyacımız vardır.
Anlayışınız ve her zamanki desteğiniz için çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.”
PEKİ BU TÜR DENEYLER ÖNCE FARELER ÜZERİNDE YAPILIYOR?
Birçok bilimsel araştırmanın haberinde, ‘’fareler üzerinde yapılan deneyler sonucunda’’ ya da ‘’farelerin kullanıldığı araştırmalar neticesinde’’ gibi cümleleri duyarız.
Peki, hiç düşündünüz mü, farelerin bilimsel araştırmalarda kullanılmasının nedeni nedir?
Farelerin laboratuvar deneylerinde kullanılmasının nedeni olarak aklımıza, farelerin küçük canlılar olduğu ve dolayısıyla çok fazla yer kaplamadıkları gelebilir.
Sonuçta örneğin bir fil üzerinde sürekli deneyler yapmak çok da tercih sebebi olmasa gerek. Büyük canlılarla laboratuvarda deneyler yapmak oldukça maliyetli ve güç olabilir.
Bunlar nedenler arasında yer alır tabiki ama esas olarak farelerin laboratuvar deneylerinde kullanılmasının nedenleri daha farklı.
Laboratuvar fareleri, deneylerde kullanılmak üzere özel olarak üretilir ve bu süreç oldukça kısadır. Yani çok kısa süre içerisinde, oldukça fazla sayıda fare üretilebilir.
Dolayısıyla, laboratuvarda kullanılmak için üretilebilecek en ucuz canlılardan birisidir.
Hızlı ve sık üremeleri araştırmalar için de maliyet açısından oldukça önemlidir.
İNSANLARIN VE FARELERİN GEN BENZERLİĞİ!
Tabii ki tek neden bu değil!
İnsanların ve farelerin gen benzerliği, farenin biyolojik sistemleri (organlar gibi) de insanlarınkine oldukça benzer şekilde çalışması laboratuvar deneylerinde tercih edilmelerinin asıl faktörleri arasında.
Fareler, memeliler grubunun oldukça iyi temsilcileridir. Farelerde alınan bir sonucun insanlara da uygulanabilme imkânı yüksektir.
Bu laboratuvar hayvanları, birçok hastalığın iyileştirilmesi yolunda, insanlar için yararlı deneylerde kullanılabilir.
Fareler insan DNA’sına çok yakın bir DNA dizilimine sahip hayvanlar olduğu için deneylerde kullanılır.
Yüzde 75 – yüzde 90 benzerlik taşıyan bu DNA dizilimleri, ilaçlar fareler üzerinde test edildiğinde insanlar ile aynı etkiyi vermesini sağlıyor.
Bu yüzden birçok ilaç önce fareler üzerinde test ediliyor ve sonuçları gözlemleniyor.
Bu DNA dizilimlerine zaman zaman yabancı DNA parçaları eklenerek herhangi bir hastalığa çözüm bulabilmek için de fareler kobay olarak kullanılır.
Farelerin deneylerde tercih sebebi olmasının bir diğer nedeni de farelerin kolaylıkla genetiğinin değiştirilebilmesidir.
Yani bilim insanları farelerdeki belirli genleri inaktif hale getirebilir yani kapatabilir.
Bilim insanları bu ayarlanmış fareleri ‘’knockout mice’’ yani nakavt fareler olarak adlandırırlar.
Bu fareler sayesinde bilim insanları belirli genlerin hastalıklara sebep olması durumunu çalışabilirler.
Yani, belirli bir geni inaktif hale getirilmiş bir fare, o geni inaktif hale getirilmemiş farelerle beraber incelenirse bu genin hastalığa nasıl katkı sağladığı gözlemlenebilir.
Değiştirilmiş kemirgene bir diğer örnek de transgenik faredir.
Bu fareye ek, yabancı DNA eklenir.
Bu, insanları etkileyen spesifik hastalıkların modellenmesi ve genetik fonksiyonların çalışılabilmesi için oldukça verimli bir yöntemdir.
