SHAFAQNA TÜRKİYE- Yemen’deki Ensarullah Hareketi liderlerinden biri, ABD uçak gemisinin bölgeye geri dönüşünün bir güç göstergesi olmadığını, aksine ABD’nin iddia edilen küresel heybetindeki gerilemeyi ortaya koyduğunu söyledi.
Shafaqna Tercüme Servisi’nin Rai al-Youm’a dayandırdığı habere göre Yemen Ensarullah Hareketi Siyasi Büro üyesi Hizam el-Esed, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a doğru “devasa bir donanmanın” hareket ettiği yönündeki açıklamalarına tepki olarak perşembe günü yaptığı değerlendirmede, Washington’un başarısını yalnızca Yemenli güçlerin saldırılarının ardından gemilerini onarıp bölgeye geri döndürme hızına indirgemesinin, “bir efsanenin resmen çöküşünün ilanı” anlamına geldiğini söyledi.
El-Esed, X sosyal medya platformunda paylaştığı mesajında, “Abraham Lincoln” uçak gemisinin geri dönüşünün bir güç işareti değil, ABD’nin geriye kalan “sahte heybetini” ortadan kaldırma yolunda atılmış bir başka adım olduğunu ifade etti.
Bu açıklamalar, Trump’ın çarşamba günü “devasa bir donanmanın” İran’a doğru ilerlediğini iddia etmesi ve Tahran’ın nükleer anlaşma konusunda iş birliği yapmaması halinde 2025’teki saldırıdan “çok daha sert bir saldırı” ile karşılaşacağı uyarısında bulunmasının ardından geldi. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu donanmanın Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğinde hareket ettiğini ve daha önce Venezuela’ya gönderilen filodan bile büyük olduğunu belirtti.
Trump ayrıca, “Umarız İran en kısa sürede müzakere masasına oturur ve nükleer silahlardan arındırılmış, adil ve hakkaniyetli, tüm tarafların yararına bir anlaşmaya varılır” dedi.
Öte yandan ABD medyası, Abraham Lincoln uçak gemisinin üç muhrip eşliğinde cuma günü Hint Okyanusu’na girdiğini ve Umman Denizi’ndeki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın operasyon bölgesine doğru ilerlediğini bildirdi.
Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çarşamba günü X hesabından yaptığı açıklamada, Tahran’ın İran’ın barışçıl nükleer teknoloji hakkını güvence altına alan ve nükleer silah peşinde olmadığını garanti eden bir anlaşmaya varmaya hazır olduğunu duyurdu.
Bu gelişmeler, 13 Haziran 2025’te ABD’nin desteğiyle İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısıyla başlayan ve 12 gün süren gerilimin devamı niteliğinde yaşandı. Saldırılarda askeri, nükleer ve sivil tesisler hedef alınmış, bazı İranlı komutanlar ve bilim insanları suikasta uğramıştı. Buna karşılık İran, İsrail’in askeri ve istihbarat noktalarını füze ve İHA’larla vurmuştu. Ardından ABD, 22 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerine saldırmış, İran da buna karşılık Katar’daki El-Udeyd ABD üssünü hedef almıştı. Son olarak Washington, 24 Haziran’da Tahran ile Tel Aviv arasında ateşkes sağlandığını duyurmuştu.
TR.SHAFAQNA.COM
