SHAFAQNA TÜRKİYE- İmamet sistemi, ilahi ve kesintisiz bir sistemdir ve bir dönem boşluk olması durumu yoktur. Her zaman ve her çağda mevcuttur. Hz. Peygamber’in (s.a.a.) döneminden itibaren kurulmuş ve var olmuştur ve dünya var oldukça var olmaya devam edecektir.
Shafaqna Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Mehdeviyet konularının bir derlemesi olan “İdeal Topluma Doğru” yazı dizisi, İmam Zaman (a.s.) ile ilgili öğretileri ve bilgileri yaymak amacıyla siz değerli okuyuculara sunulmaktadır.
“İmamet Sistemi” küçük gaybet döneminin sona ermesi ve büyük gaybet döneminin başlamasıyla sona mı erdi yoksa “İmamet Sistemi” devam mı etmektedir?
İmamet sistemi ilahi ve kesintisiz bir sistemdir ve bir dönem boşluk olması durumu yoktur. Her zaman ve her çağda mevcuttur. Hz. Peygamber’in (s.a.a.) döneminden itibaren kurulmuş ve var olmuştur ve dünya var oldukça var olmaya devam edecektir. Tıpkı Emir’ül Müminin’in (a.s) söylediği gibi:
“Yer, Allah için bir delil olan kaim olmadan kalmayacaktır. Ya açık ve meşhur ya da korkmuş ve gizli olacaktır ki Allah’ın delilleri ve belgeleri bozulmasın ve yok olmasın.” (Nehcül Belaga, Hikmet 147)
Her kişinin “İmamet Sistemi”ni tanıması ve ona inanması farzdır. Her zaman ve her yerde insanlar yalnızca bu sisteme itaat etmelidir.
Her kişi yaşamında ve tüm işlerinde hangi sisteme itaat ettiğini ve hangi hükümete tabi olduğunu belirlemelidir. Hükümetin Allah’ın hükümetine tabi olup olmadığını ya da tağutun hükümetini kabul edip etmediğini, Allah’a mı yoksa tağuta mı inandığını belirlemelidir.
Maalesef ki çoğu Müslüman bu çok önemli konuya yeterince dikkat etmemiştir ve “velayet”in anlamını kavrayamamış ve bu boyutunun öneminden, yani itaatten gaflet etmiştir. Çok dindar olanlar ise sadece belli bir dizi farzı yerine getirmekle ve haramlardan kaçınmakla yetinmektedirler.
“Şii” inancına göre İmamet sistemi sürekli ve devamlıdır. Her zaman ve her koşulda, şer’i hükümete tabi olmak temel bir farzdır.
Hükümet yalnızca Allah’a aittir.
-Sadece Allah’a ibadet edilmeli ve ona itaat edilmelidir. İnsanlar onun hükümeti, saltanatı karşısında mütevazi ve itaate hazır olmalıdır:
“Emir verdi ki, yalnızca ona ibadet edesiniz.”
-Doğru din budur:
“İşte bu, doğru dindir.” (Yusuf Suresi, 40)
İmamet sistemi yani Allah’ın hükümetine tabi olmak, Allah’ın hükmüne teslim olmak, Allah’ın hükümeti bölgesinde yaşamak ve O’ndan başka kimseye inanmamak demektir. Dolayısıyla İmamların (a.s.) bulunduğu dönemlerde ve hükümeti gasbedenlerin onların resmi müdahalelerine engel olmasına veya büyük gaybet döneminde İmam’ın (a.s.) gizli olmasına rağmen her Müslüman yalnızca İmamet sistemine tabi olmalıdır.
İmamet sistemine inanmak, tevhit ve Allah’ın hükümeti ile hak yönetimi inancının bir parçası olduğundan kim zamanının imamını tanımadan ölürse cahiliye ölümüyle ölmüş olur. Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
“Kim zamanının imamını tanımadan ölürse, cahiliye ölümüyle ölmüştür.” (Bihar ül-Envar, c. 32, s. 321)
Diğer sistemlere itaat etmek bir tür zihinsel ve pratik şirk olduğundan İmam Sadık (a.s.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Zalim bir öndere tabi olarak Allah’a ibadet edenin dini yoktur.” (Kafi, c. 1, s. 375)
Bu hadislerden anlaşılıyor ki, İmamet sistemi sınırlı değildir. Sürekli ve ebedidir ve yalnızca zuhur dönemine özgü değildir. Her zaman var olmuştur ve hiçbir zaman askıya alınmamıştır ve alınmayacaktır.
Alıntı: Ayetullah el-Uzma Safi Gülpaygani’nin eseri İmametle İlgili On Soruya Cevap kitabından
