Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi: İmamete İnanç ve Mehdeviyet Şiiliğin Temel Direği

Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi, 21. Uluslararası Mehdeviyet Doktrini Sempozyumu’nda, Mehdeviyet düşüncesi ve imamet inancının Şiiliğin temel özelliği olduğunu vurguladı. İmam olmadan insanlığın hidayet yolunu kaybedeceğini belirten Mekarim Şirazi, zulüm ve kaos ortamında gerçek bekleyicilerin yetişmesi için zuhur inancının önemine dikkat çekti.

by Türkçe Haber Ajansı

SHAFAQNA TÜRKİYE- Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi şöyle belirtti: “Mehdeviyet düşüncesi ve beklenen kurtarıcıya olan ihtiyaç imametin devamlılığını ve onun insanlık toplumu içindeki varlığının gerekliliğinin en önemli göstergesidir. İmam olmadan insanlığın hidayet yolu kaybolur ve insanlar saadete ulaşmada zorluklarla karşılaşır. Bu nedenle imamın konumunu ve imamet inancını Şiiliğin en önemli özelliği olarak değerlendirmek mümkündür.”

Shafaqna Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre Ayetullah el-Umza Mekarim Şirazi’nin 21. Uluslararası Mehdeviyet Doktrini Sempozyumu’na yönelik mesajı şu şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim

Öncelikle bu sempozyumda yer alan tüm organizatörlere ve katılımcılara Hz.Veliyyi Asr’ın (a.s.) adıyla onurlandırılmış bu etkinlik için teşekkür ve minnetlerimi sunmak isterim. Umarım bu program, hedeflerine ulaşır ve İslam toplumunda Mehdeviyet kültürünün tanıtımı ve yayılması konusunda faydalı bir adım olur.

Kurtarıcının zuhuruna olan inanç yalnızca Müslümanlara özgü değildir. Diğer semavi dinlerin mensupları da buna inanırlar. Ancak bu düşünce Ehlibeyt (a.s.) öğretisi gibi hiçbir öğretide bu kadar önemsenmemiş ve temel bir düşünce olarak tanıtılmamıştır.

Mehdeviyet düşüncesi ve kurtarıcıya olan ihtiyacın devamlılığı imametin insanlık varlığının gerekliliğidir. İmam olmadan insanlık hidayet yolunu kaybeder ve insanlar saadete ulaşmada zorluklar yaşarlar. Bu nedenle imamın konumu ve imamet inancını Şiiliğin en önemli özelliği olarak değerlendirmek mümkündür.

Bugün dünyada tanık olduğumuz zulüm, baskı ve kaos belki eşine az rastlanır bir durumdur. Bu durumun en önemli nedeni -özellikle bu bölgede- meşruiyetsiz ve zalim Siyonist rejim ile onun destekçileridir.

Gazze ve Lübnan’daki acı verici olaylar ve güzel ülkemize yapılan saldırılar kimseye gizli değildir. Şüphesiz ki bu kanlı rejime karşı duruşumuzu sağlamlaştıran şey tüm insani güçlere hakim olan (Allah’ın gücü) güce olan inanç ve güvenimizdir. Bu inancın ve umudun geliştirilmesi, gerçek bekleyicilerin yetişmesi için bir zemin oluşturur.

Düşmanı tanımak, onların planlarını, hilelerini ve sızma yollarını bilmek, onların kurtarıcının zuhuruna olan inanç ışığını söndürme ve bekleyiş kültürünü yok etme çabalarında başarısız olmalarını sağlar.

Şüphesiz ki zuhur olgusunun çeşitli yönlerine dair çalışmak, bekleyiş gerçeği ve zuhur için hazırlık yapmak, Mehdevi hükümetin özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak ve genel olarak bu konudaki Şiilerin ve Müslümanların anlayışını artıracak her şey değerli ve takdire şayan bir iştir.

Ben bir kez daha bu sempozyumun tüm organizatörlerine ve saygıdeğer katılımcılara teşekkür ederken, Yüce Allah’tan İran’ın güvenliği ve onuru ile sevgili halkımızın sağlığı ve esenliği için dua ediyorum. İnşallah zuhur anına kadar bu topraklar, Hz.Veliyyi Asr’ın (a.s.) aşıkları, bekleyicileri ve Şiileri için bir merkez olmaya devam eder.

Vesselamü aleyküm ve Rahmetullah

Kum – Nasır Mekarim Şirazi
2 Şubat 2026

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YORUM YAP