Ayetullah Ârafi, Mehdeviyet Sempozyumu’nda: Direnişçi Mehdeviyet Şart

Ayetullah Ârafi, İslam dünyasının bugün direnişçi, medeniyet kurucu ve sahih Mehdeviyet anlayışına dayalı bir bekleyişe ihtiyacı olduğunu vurguladı; bu bekleyiş hem küresel çekim gücü sağlar hem de emperyalist ve Siyonist akımlara karşı direniş üretir.

by Türkçe Haber Ajansı

SHAFAQNA TÜRKİYE- İlim Havzaları Genel Müdürü, sahih Mehdeviyet anlayışına ve aktif, medeniyet kurucu bir bekleyişe dönüşün gerekliliğini vurgulayarak şunları söyledi: “İslam dünyası bugün, her zamankinden daha fazla direnişçi Mehdeviyete ve öncü bekleyişe ihtiyaç duymaktadır; öyle bir bekleyiş ki hem küresel bir cazibe gücüne sahiptir hem de emperyalist ve Siyonist akımlar karşısında itici bir güç ve direniş üretir.”

Shafaqna Haber Ajansı muhabirinin aktardığına göre, İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Ali Rıza Ârafi, Mukaddes Cemkeran Camii’nin Bakî‘ Şebistanı’nda düzenlenen 21. Uluslararası Mehdeviyet Doktrini Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada sahih Mehdeviyet anlayışına ve aktif, medeniyet kurucu bir bekleyişe dönüşün gerekliliğini vurgulayarak şunları söyledi:

“İslam dünyası bugün, her zamankinden daha fazla direnişçi Mehdeviyete ve öncü bekleyişe ihtiyaç duymaktadır; öyle bir bekleyiş ki hem küresel ölçekte bir cazibe gücüne sahiptir hem de emperyalist ve Siyonist akımlar karşısında itici bir güç ve direniş üretmektedir.”

Şaban ayını, Veliyyü’l-Asr’ın (a.f.) mübarek doğumunu ve bu günlerin İslam İnkılabı’nın Fecr On Günleri ile çakışmasını tebrik eden Ayetullah Ârafi; sempozyumun düzenleyicilerine, Mehdeviyet alanında çalışan araştırmacılara, Âyende-yi Rûşen (Gelecek Aydınlık) Enstitüsü’ne, Mukaddes Cemkeran Camii’nin mütevelliliğine ve ayrıca Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin bu sempozyuma gönderdiği mesajdan dolayı teşekkür etti.

Tarihin Yorumu ve Kurtarıcı İnancı Meselesi

İlim Havzaları Genel Müdürü, sempozyumun ana eksenine işaret ederek, “tarihin nihai zirve temelinde yorumlanması” konusunu ele aldı ve şöyle dedi:

“Dini düşüncede tarih, yalnızca dağınık olaylar bütünü değildir; aksine tekâmüle ve yücelişe doğru ilerleyen bir süreçtir ve nihayetinde aklın, adaletin ve insani ile ilahi değerlerin tüm potansiyellerinin tecelli ettiği bir noktaya ulaşır.”

Ayetullah Ârafi, kurtarıcı inancı (mesihçilik) konusundaki farklı yaklaşımları açıklayarak şunları ekledi: “İslam’ın sahih bakış açısında bekleyiş, yalnızca bireysel ve manevi bir durum değil; aynı zamanda toplumsal, tarihsel ve medeniyet boyutlarına sahip olup insan hayatının merkezinde etkin bir rol oynamalıdır.”

Tarihin Sonuna Dair Üç Yanlış Yorum

Kurtarıcı inancı alanındaki fikrî sapmalara karşı uyarıda bulunan Ayetullah Ârafi, şu ifadeleri kullandı: “Bugün insanlığın tarihi ve geleceği hakkında üç yanlış yorumla karşı karşıyayız:

Birincisi: Siyonist Yahudilik,

İkincisi: Siyonist Hristiyanlık,

Üçüncüsü: Batı’nın tarihin sonuna dair maddi ve liberalist yorumu.”

İlim Havzaları Genel Müdürü şu hususun altını çizdi: “Bu üç akım, görünürdeki farklılıklarına rağmen fiiliyatta birbirine sıkı biçimde eklemlenmiştir ve birçok suçun, sömürgeciliğin, ırkçılığın ve Siyonist rejime yönelik kayıtsız şartsız desteklerin arka planını oluşturmaktadır.”

Ayetullah Ârafi sözlerine şöyle devam etti: “Siyonizm; ırkçılığı, insanlık karşıtlığını ve dinî ile felsefî alanlardaki tahrif edilmiş yorumları bir araya getirerek ‘Siyonist liberalizm’, ‘Siyonist Hristiyanlık’ ve ‘Siyonist Yahudilik’ olmak üzere üç akımı tehlikeli bir küresel bütünlüğe dönüştürmeyi başarmıştır. Bugün bu yapı, İslam âlemine ve hatta tüm insanlığa karşı faaliyet yürütmektedir.”

Mehdeviyetin Üçlü Misyonu

Ayetullah Ârafi, sahih Mehdeviyet düşüncesinin yaygınlaştırılmasının üç temel misyona sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Birinci misyon: Mehdeviyet söyleminin küresel ölçekte doğru, tutarlı ve akılcı bir biçimde sunulmasıdır. Zira günümüz dünyası bu kurtarıcı mesaja susamıştır ve sahih Mehdeviyet, milletler nezdinde derin bir çekim gücüne sahiptir.

İkinci misyon: Alternatif ve sapkın teorilerin ilmî ve derinlikli biçimde eleştirilmesidir. Siyonist liberalizm ile Yahudi ve Hristiyan kaynaklı tahrif edilmiş kurtarıcı anlayışları, temelli ve belgeli şekilde eleştirilmeli; böylece insanlığın zihninden ve bilinç dünyasından tasfiye edilmelidir.

Üçüncü misyon: Fiilî alanda etkin bir varlık göstermektir. Zira bu yanlış teoriler, sömürgecilik ve küresel hegemonya için birer araca dönüştürülmüştür ve onlarla mücadele yalnızca teorik düzeyde yeterli değildir.

Bekleyiş; Çekim ve İtici Güç

Ayetullah Ârafi, hakiki bekleyişin “çekim ve itici güç” özelliğine sahip olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:

“Gerçek Mehdeviyet, ilahi değerlere gönül vermiş yürekleri dünyanın dört bir yanında kendine çekerken aynı anda müstekbirlere, zalimlere ve insanlığın düşmanlarına karşı duruş ve direniş üretir.”

Direnişsiz Bekleyiş, Eksik Bir Bekleyiştir

Ayetullah Ârafi, direniş eksenini ‘direnişçi bekleyiş’in somut tezahürü olarak nitelendirerek şöyle dedi:

“Direnişten yoksun bir bekleyiş, eksik bir bekleyiştir. Bugün İslam dünyasının; hem birlik üreten hem de düşmanların aşağılama ve teslim alma projelerine karşı direnme gücüne sahip bir bekleyişe ihtiyacı vardır.”

İslam Dünyasına Uyarı

İlim Havzaları Genel Müdürü, mevcut hassas şartlara dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:

“Eğer İslam ümmeti; tüm mezhepleri, kavimleri ve kültürleriyle bu saldırgan dalgalar karşısında birleşmezse teker teker saldırının hedefi hâline gelecektir.”

Ayetullah Ârafi’ye göre, İslam düşmanları Müslümanlar için zillet, boyun eğdirme ve sindirmeden başka bir şey istememekte; bu hedef doğrultusunda din kisvesi altında dahi çalışmaktadır.

Direnişçi Mehdeviyet, Medeniyet Kurucu ve Umut Aşılayan Bir Bekleyiştir

Ayetullah Ârafi şu vurguyu yaptı: “Direnişçi Mehdeviyet; medeniyet kurucu ve umut aşılayan bir bekleyiştir ve bu, bugün genç neslin ve İslam toplumunun temel ihtiyacıdır. Bu anlayış, İslam İnkılabı’nın derin çağrısıdır; dünyanın mustazafları onu benimserken, müstekbirler ona karşı cephe almaktadır.”

Sempozyumun Mesajı

Ayetullah Ârafi, 21. Mehdeviyet Doktrini Sempozyumu’nun temel mesajını “sahih Mehdeviyet ve gerçek bekleyişe dönüş” olarak niteledi ve şöyle dedi:

“Bu yaklaşım hem medeniyet inşa edicidir, hem küresel ve insanlık yanlısıdır hem de emperyalizm ve Siyonizm karşısında kararlı ve direnişçi bir tutum sergilemektedir. Âlimlerin, düşünürlerin ve seçkinlerin görevi, bu söylemi açıklığa kavuşturmak ve onu İslam dünyası çapında ve ötesinde ileriye taşımaktır.”

Bugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı VarBugün İslam Dünyasının Direnişçi Mehdeviyete ve Öncü Bekleyişe İhtiyacı Var

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YORUM YAP