SHAFAQNA TÜRKİYE- İmam Hasan Askerî (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Gizli yapılan öğüt, mümin kardeşin kişiliğini güzelleştirir. Topluluk içinde yapılan öğüt ise onu küçük düşürür ve değersiz gösterir.” Bu nedenle nasihat hem hidayeti hem de saygıyı aynı anda sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Shafaqna Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre merhum Ayetullah Uzma Fazıl Lenkerani ahlak derslerinden birinde “topluluk içinde öğüt verme” konusuna değinmiştir. Bu metin siz değerli okuyuculara sunulmaktadır.
İmam Hasan Askeri şöyle buyurur:
«مَنْ وَعَظَ أَخَاهُ سِرّاً فَقَدْ زَانَهُ وَ مَنْ وَعَظَهُ عَلَانِیَةً فَقَدْ شَانَه»
“Kim mümin kardeşine gizlice öğüt verirse onu süslemiş olur. Kim de açıkça ve başkalarının yanında öğüt verirse onu küçük düşürmüş olur.”
Kim mümin kardeşine yalnızken ve başkalarının görmediği bir ortamda öğüt verirse onu değerli kılmış olur ve onun hafife alınmasını engeller.
Ancak bir kimse başkalarının huzurunda ve açık şekilde öğüt verir ve nasihat ederse ona hakaret etmiş olur, makamını düşürür ve ona kötü bir görünüm kazandırır.
Bu nedenle tebliğ, hidayet, öğüt ve nasihat öyle şartlarda yapılmalıdır ki kişilikler korunsun ve bundan hiçbir hakaret anlamı çıkmasın.
Aksine, hidayet ve nasihat gerçekleşirken karşı tarafa da değer kazandırılmalıdır. Hem öğüt verilmelidir hem de ona değer verilmelidir.
Ancak öğütle birlikte karşı tarafın kişiliği zedelenirse böyle bir öğüt kınanmıştır.
Bunun etkili olup olmayacağı da belli değildir. Etkili olsa bile etkisi kesinlikle az olur.
Kaynak: “Ahlak-ı Fazıl” kitabı, ahlak dersleri serisi.
