SHAFAQNA TÜRKİYE- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, hareketin İsrail’in saldırılarına askeri karşılık vermeye başlamasından sonra yaptığı ilk konuşmada şunları söyledi:
“Son 15 ay boyunca Lübnan devletiyle yapılan ateşkes anlaşmasına bağlı kaldık; ancak İsrail Devleti bu anlaşmanın tek bir maddesine bile uymadı.”
Kasım şöyle devam etti: “Diplomasi yolunu kabul ettik ve İsrail’in saldırılarına cevap vermedik ki Hizbullah’ın diplomatik çabaların önünde engel olduğu söylenmesin. Ancak bu anlaşma 15 ay boyunca hiçbir sonuç vermedi.”
Ayrıca şunları söyledi: “Defalarca sabrımızın bir sınırı olduğunu söyledik. İsrail yayılmacı bir politika izliyor ve yaşananlarla yetinmeyecek.”
Hizbullah Genel Sekreteri şöyle vurguladı: “İsrail, bize, halkımıza, vatanımıza ve tüm bölgeye karşı hayati ve varoluşsal bir tehdittir.”
Kasım sözlerine şöyle devam etti: “Benjamin Netanyahu ‘Büyük İsrail’ istediğini söyledi ve bunu dünya karşısında açıkça ve gururla dile getiriyor. ABD’nin İsrail’deki büyükelçisi de Siyonistlerin Nil’den Fırat’a kadar uzanan proje hakkındaki sözlerini destekliyor.”
Kasım ayrıca şunları söyledi: “Lübnan hükümetinin silahın sadece devletin elinde toplanması yönündeki kararı büyük bir hataydı; bu karar hükümetin konumunu zayıflattı ve İsrail’in saldırılarına meşruiyet kazandırdı.”
Şeyh Naim Kasım şu ifadeleri kullandı: “İşgal sürdüğü sürece direniş de vardır. Direnişin silahı da yasal ve uluslararası bir haktır. Hizbullah ve direniş, İsrail ve Amerika’nın saldırılarına cevap verecektir ve bu meşru bir haktır.”
Ayrıca şunları söyledi: “Sorun, Lübnan’ın egemenliğinin sürekli ihlal edilmesi ve Amerika ile İsrail’in işgalidir. İsrail’in saldırıları, Lübnan’ı güç unsurlarından yoksun bırakmak ve egemenliği olmayan bir yola sürüklemek için baskı aracına dönüştürülmüştür.”
Kasım şöyle devam etti: “Bizim sorumluluğumuz, bu süreci durdurmak ve saldırıları sona erdirmek için tüm gücümüzle çalışmaktır. Ancak direnişin ne zaman karşılık vereceğini soranlara şunu soruyoruz: 15 ay süren İsrail saldırıları ve 500 kişinin şehit olması yeterli değil mi? Siyonistler bu süre içinde anlaşmayı 10 bin kez ihlal etti ve savaş döneminden bile daha fazla şekilde Lübnan halkının evlerini yıktı.”
Şeyh Naim Kasım şöyle dedi: “Füzelerin fırlatılması, İsrail ve Amerika’nın bu saldırılarına ve büyük merci Ali Hamaney’i hedef almalarına verilen bir cevaptır. Siyonistler, tüm Lübnanlıların yararlandığı Karz el-Hasen kurumunu bombaladılar. Onlar Lübnan’a karşı bir soykırım savaşı yürüttüler.”
Kasım ayrıca şunları söyledi: “Lübnan devleti ülkenin sorumlusudur; Amerika ve İsrail’in kararlarını uygulamakla yükümlü değildir. İşgal sürdüğü sürece direniş ve direnişin silahı da var olacaktır. Kendimizi savunmaktan asla geri durmayacağız ve düşmana teslim olmayacağız.”
Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında şöyle dedi: “Özellikle Siyonist düşmanla mücadelede ulusal birliğin önemini vurguluyoruz. Daha sonra diğer konular hakkında konuşup anlaşabiliriz.”
Ayrıca şunu da belirtti: “Lübnan’daki mücadelemiz başka cephelerdeki savaşlarla bağlantılı değildir; amacımız saldırıları durdurmak ve işgali sona erdirmektir.”
Konuşmasının sonunda Güney Lübnan halkına hitap ederek şöyle dedi: “Ey Güney Lübnan halkı! İsrail saldırılarının size verdiği acı ve sıkıntılar bizim için de çok ağırdır. Ancak biz de düşmana acı verici darbeler indireceğiz. Bu bizim görevimizdir.”