İslami İnsan Hakları ve İnsani Keramet Günü

SHAFAQNA-İkinci Dünya Savaşının ardından 1945’te  Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın kuruluşundan sonra siyasi diyaloglarda kendine yer açan terimlerden biri de insan hakları kavramı oldu.

İnsan hakları bir ülke vatandaşlarına  ister yabancı ister yerli olsun hükümet tarafından verilen hakların toplamıdır. Bu haklar özgürlük, eşitlik, saldırganlık karşısında direnme, can ve mal güvenliği gibi siyasi ve medeni haklardan medyana gelmektedir.

İnsan hakları insanlar nerede olurlarsa olsunlar sahip olabilecekleri minimum haklardır. Ancak bu güzel kavram son on yıllarda her daim emperyal ve sömürgeci güçler elinde diğer ülkelere sulta kurmak için bir araç olarak kullanılmıştır. Bu araçsal kullanım en çok da İslam ülkeleri aleyhinde görülmektedir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannemesi’nde İslami hükümlerin manevi boyutlarının göz ardı edilmesi  ve insanlık hayatının sadece maddi ve doğal boyutlarına odaklanması gibi nedenlerden dolayı İslam ülkelerini, İslam İş Birliği Teşkilatı çerçevesinde İslam dinine dayalı insan hakları kuralları ve kanunlarını hazırlamaya yöneltti.

Bu yüzden İslam İş Birliği Teşkilatı 5 Ağustos 1990’da Kahire oturumunda İslami Devletler düzeyinde İslami İnsan Hakları Bildirisini onayladı.

2008’den beri İran’ın önerisi ve üye ülkelerin onayı ile de her yılın 5 Ağustos günü  İslami İnsan Hakları ve İnsani Keramet Günü olarak adlandırıldı. Böylece İslami ülkelerde her yıl özel bir günde insan haklarının gündem olması ve bu alanda faaliyetler düzenlenmesi planlandı. İşte bugün 5 Ağustos günüdür. Sohbetimizin devamında İslam’da İnsan Hakları konusunu ve bu özel günde düzenlenen bazı etkinliklere değinmek istiyoruz.

İnsan Hakları Evrensel Beyannemesi’ne baktığımızda bu haklar listesini hazırlayanların hedefinin insani boyutlara önem verilmesi ve böylece insanlığın yıkıcı ve tahrip edici savaşlardan doğan kaygıları ve insanlık dramlarını azaltmak olduğunu anlamak mümkün. Özellikle de İkinci Dünya Savaşında yaşanan insani sorunlar ve krizler bu bildirgenin hazırlanmasının en önemli nedenlerinden sayılır.

Ancak Kuran-ı Kerim’de insanların arasında hakların korunması ve insani kerametin göz önünde bulundurulmasının İslam’ın mahiyetinde olduğuna vurgu yapılmaktadır.

Bu Makaleyi Paylaş