SHAFAQNA- Ayetullah Cevad Amuli, gerçek bir fakihin topluma asla ümitsizliğe düşürmeyeceğinin altını çizerek şöyle konuştu: Hiçbir kimse hayatın hiçbir aşamasında ümitsiz olma hakkına sahip değildir. Çünkü ümitsiz olmasının manası “hiç kimse benim sıkıntımı halledemez” değildir. Aksine ümitsizliğin manası “Allah’ın rahmetinin kifayetsiz olduğunu düşünmektir.” Böyle bir düşünce ise küfür ve inkârdır.
İmam Ali’nin (a.s) Nehcül Belaga’daki 85. Sözünü şerh eden Kum ilim havzasının büyük üstadı Ayetullah Cevad Amuli sözlerine şöyle başladı: İmam Ali (a.s), oğlu İmam Hasan’a şöyle buyurdu: Gerçek fakih halkı Allah’ın rahmetinden ümitsiz etmeyeceği gibi onları Allah’ın tuzağından da emin kılmaz. Gerçek fakih ilim ve amelle bezendiği gibi teorik ve pratik hikmetle de donanmış kimsedir. Gerçek âlim, akılla, duyularla ve nakille ulaşılan bilgileri bünyesinde toplamış kimsedir. Yani nakli ilimler, felsefe, kelam, irfan ve duyularla elde ettiği veriler arasında sağlıklı bir koordinasyon oluşturan kimsedir. O, şeriattan bir an bile sapmaz; İmam Ali’nin (a.s) özel dostlarının gördüğü hakikatleri görür.
Ayetullah Cevad Amuli sözlerine şöyle devam etti: Tüm cihan ümitle hayattadır; dolayısıyla ümitsizlik kokusu saçan biri bu cihandan değildir! Zira âlemin planı “Rahman”ın elindedir. “Rahman”ın karşısında hiçbir şey yoktur. Aksine “Rahim”in karşısında “Muntakim/İntikam Alıcı” vardır. Âlemin tamamının idare ve yönetimi “Rahman”ın elindedir. “Er-Rahman” “Allah” ile eşdeğerdir ve bu ism-i azamdır. Edebiyat kitaplarına baktığınızda şu gerçeği görürsünüz; Rahman sıfat olarak zikredilmez, aksine müstakil bir isim olarak getirilir. Kur’an’da da böyledir, rivayetlerde de! Sıfat olarak gelen “Rahim” dir ve onun karşısında “muntakim” vardır. Bütün âlemin idaresi “Rahman”ın elinde ve kontrolündedir; yani âlemde onun rahmetinin sirayet etmediği hiçbir zerre yoktur. Bu yüzden onun rahmetinden ümitsizliğe düşmek Kur’an açısından küfür ve inkâr sayılmıştır. “Allah’ın rahmetinden ancak kâfir bir topluluk ümidini keser” buyurmuştur. Zira ümitsiz olmasının manası “hiç kimse benim sıkıntımı halledemez” değildir. Aksine ümitsizliğin manası “Allah’ın rahmetinin kifayetsiz olduğunu düşünmektir.” Böyle bir düşünce ise küfür ve inkârdır.
