SHAFAQNA-Amerikan Kongresi bütçe toplantısında, Beyaz Saray’ın talep ettiği, Başkan Donald Trump’ın ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak nitelediği ırkçı İsrail-Filistin barış planına 175 milyon dolar ek bütçe vermeyi reddetti.
Pazartesi günü alınan bütçe kararlarında reddedilen teklif hükümet tarafından Diplomatik İlişkileri Geliştirme Fonu olarak bütçe görüşmelerine dahil edilmişti.
Beyaz Saray talebinde fonun büyük bir bölümünün Filistin bölgelerine yardım için kullanılacağını belirtmişti. Fon, halihazırda Filistinlilere Amerikan yardımlarının neredeyse yüzde doksanının kesildiği bir ortamda, yedek havuz bütçesi olarak kullanılacaktı.
Haaretz Gazetesi, önemli yetkililere dayandırdığı haberinde, fonun reddedilme sebebinin siyasi bir duruş olmadığını, tamamen ekonomik sebeplere dayandığını belirtti.
ABD’nin İsrail-Filistin meselesine çözüm bulmak iddiasıyla hazırladığı ve “Yüzyılın Anlaşması” olarak nitelenen planın ekonomi paketi Filistinlilerin lehine gibi gözükse de planın siyasi ayağının Filistin davasını ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtiliyor.
Doğu Kudüs’ün işgal altında olmasını yok sayan Trump, Aralık 2017’de Kudüs’ün tamamını “İsrail’in başkenti” olarak tanıyan kararı imzalayarak Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı.
ABD’nin Filistin’e yaptığı maddi yardımların tamamını keserek Filistin yönetimini baskı altında almaya çalışan Trump’ın yeni hedefi, zorla da olsa “Yüzyılın Anlaşması” planını Filistinlilere kabul ettirmek.
Filistin yönetiminin karşı çıktığı ve müzakereye yanaşmadığı plan, siyasi ve ekonomi olmak üzere iki ayaktan oluşuyor.
Filistin yönetiminin “Yüzyılın Anlaşması” planına karşı çıkmasının ana nedenlerinden birinin Batı Şeria’daki 250’ye yakın yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin ne olacağı konusu olduğu belirtiliyor.
Filistin, 400 binden fazla yasa dışı Yahudi yerleşimcinin kaldığı bu yerleşim birimlerinin boşaltılmasını isterken, ırkçı İsrail tarafı ise buna karşı çıkıyor.
Filistin yönetimi, barışın yolunun 1967 yılı sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin’den geçtiğini sık sık dile getiriyor. İsrail ise 1967’de işgal ettiği Doğu Kudüs dahil olmak üzere Kudüs’ün tamamının “İsrail’in başkenti” olduğunu iddia ediyor ve bundan geri adım atılmayacağını ifade ediyor.
Bir başka tartışmalı konu ise Filistinli güvenlik güçlerinin durumu. Bu plana göre, Yeni Filistin Devleti’nin ordusu olmayacak. Sadece polisin elinde hafif silahlar bulunacak.
