Ayetullah Cevadi Amuli: Sözleşmelere bağlılık müminin kimliği ve göstergesidir / İslam toplumu her alanda verdiği sözün arkasında durmalıdır

SHAFAQNA TÜRKİYE – Ayetullah Cevadi Amuli, İslam anlayışına göre verilen sözlere ve taahhütlere bağlı kalmanın sadece ahlaki bir görev olmadığını, aksine müminin kimliği ve “sicili” olduğunu belirterek, İslam toplumunun her alanda ahdine bağlı kalması gerektiğini söyledi.

Ayetullah Cevadi Amuli, Tahran eyaletindeki cuma imamları ve cemaat önderlerinden oluşan bir grupla yaptığı görüşmede, başta şehit lider ve son dönemde hayatını kaybeden diğer şehitler olmak üzere şehitlerin makamını yüceltti ve Allah’tan onları Kerbela şehitleriyle birlikte haşretmesini diledi.

Kerbela hareketinin İslam’ın, Şiiliğin ve bu toprakların korunmasına vesile olduğunu belirten Cevadi Amuli, bugünkü şehitlerin kanlarının da Ehl-i Beyt öğretisinin ve İslam toplumunun daha fazla korunmasına zemin hazırlayacağını ifade etti.

Şehit Hasan Tehrani Mukaddem ve çalışma arkadaşlarının rolüne değinen Cevadi Amuli, onları dinin savunulması ve İslam ümmetine hizmet konusunda eşsiz örnekler olarak nitelendirdi. Bilimsel çalışmalarının, bilginin İslam’ı koruma, ülkenin varlığını savunma ve ümmetin onurunu güçlendirme yolunda kullanılmasına örnek olduğunu söyledi.

Ayetullah Cevadi Amuli, bilimin gerçek değerinin ancak İslam’a ve topluma hizmet ettiğinde ortaya çıkacağını belirterek, iman ve samimiyetle düşman tehditlerinin ve komplolarının etkisiz hale getirilebileceğini vurguladı.

Kur’an ayetleri ve Hz. Ali’nin sözlerine atıfta bulunan Cevadi Amuli, İran İslam Cumhuriyeti’nin bugünkü gücünün İslam, halkın inancı ve samimi müminlerin çabalarından kaynaklandığını söyledi. Geçmişte büyük güçlerin Müslümanları aşağıladığını, ancak İslam sayesinde onların izzet kazandığını ifade etti.

İran halkının da geçmişte özellikle ABD gibi emperyalist güçler tarafından küçümsendiğini ancak bugün İslam, halkın bilinçli duruşu ve direnişi sayesinde itibar, güç ve saygınlık kazandığını ileri sürdü.

Şehit liderin önemine değinen Cevadi Amuli, onun toplum üzerinde büyük bir hakkı olduğunu belirtti. İslam öğretilerinde hak, mal, toprak ve namus savunması sırasında hayatını kaybedenlerin genel anlamda şehit sayıldığını, ancak İslam’ı, Kur’an’ı ve Ehl-i Beyt’i koruma amacı taşıyanların özel anlamda şehitlik makamına eriştiğini ifade etti.

Halkın farklı dönemlerde gösterdiği geniş katılım ve direnişi takdir eden Cevadi Amuli, bunu ilahi yardımın bir göstergesi olarak değerlendirdi. Halkın iman ve bilinçli duruşunun İslam toplumunun gücünün temel dayanağı olduğunu söyledi.

Halkın ve yöneticilerin takdir edilmesi gerektiğini belirten Cevadi Amuli, İslami sisteme destek veren halka ve samimi hizmet sunan yöneticilere teşekkür edilmesi gerektiğini ifade etti.

Şehit liderin ve diğer hizmet insanlarının anılmasının sadece dua etmekle sınırlı olmadığını belirten Cevadi Amuli, asıl saygının onların yolunu, düşüncelerini ve hedeflerini toplumda yaşatmak olduğunu söyledi.

Mevcut liderliği “salih bir liderden sonra salih bir lider” olarak nitelendiren Cevadi Amuli, bugünkü liderin önceki liderin yolunu, düşüncelerini ve hedeflerini sürdürdüğünü ifade ederek, liderliği desteklemenin ve korumanın herkesin görevi olduğunu belirtti.

Hz. Ali’nin “Sultan değişirse zaman da değişir” sözünü hatırlatan Cevadi Amuli, yönetim değişikliklerinin dış tehditlerin unutulmasına yol açmaması gerektiğini söyledi. Ülkenin bağımsızlığının, güvenliğinin, onurunun ve milli değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı.

İslam toplumunun günümüzdeki en önemli görevinin milli birliği korumak olduğunu belirten Cevadi Amuli, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu birlikteliğin korunmasının kolay olmadığını, farklı düşünce ve grupların doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Ayetullah Cevadi Amuli, sözünde durmanın imanın temel göstergelerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“İslam açısından taahhütlere bağlılık sadece ahlaki bir görev değildir; müminin kimliği ve göstergesidir. Bu nedenle İslam toplumu her alanda verdiği sözün arkasında durmalıdır.”

Anlaşmalar ve verilen sözlerle ilgili Kur’an’ın açık hükümlerine işaret eden Cevadi Amuli, “Bir anlaşma yaptığınızda ona bağlı kalın, ancak kiminle anlaşma yaptığınıza, kiminle el sıkıştığınıza dikkat edin” ifadelerini kullandı.

ABD’nin geçmişte verdiği sözleri bozduğunu öne süren Cevadi Amuli, “Bugün sabah bir anlaşma imzalayıp akşam onu yırtan bir tarafla karşı karşıyayız. Böyle bir tarafla ilişkilerde son derece dikkatli olunmalı; eğer böyle biriyle el sıkışırsanız, ardından parmaklarınızı saymayı unutmayın” dedi.

Konuşmasının sonunda Hz. Mehdi’nin (Allah zuhurunu hızlandırsın) konumuna değinen Cevadi Amuli, onun İslam ümmetinin durumunu sürekli gözettiğini, aslında kayıp olanın insanların onun huzurundan uzaklığı olduğunu söyledi.

Müminleri Hz. Mehdi ile manevi bağlarını güçlendirmeye çağıran Cevadi Amuli, Allah’tan halka, yöneticilere, liderlere, şehit ailelerine ve İslam sistemine hizmet eden herkese dünya ve ahiret mutluluğu vermesini diledi. Ayrıca İslami sistem emanetinin doğru şekilde korunarak asıl sahibine, Hz. Mehdi’ye teslim edilmesi temennisinde bulundu.

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş