SHAFAQNA TÜRKİYE – İran’ın askeri güce ekonomik baskıyla karşılık verme stratejisi, dünyanın en kritik altyapılarından biri olan yapay zekâ veri merkezlerinin kırılganlığını gözler önüne serdi.
İran, ateş gücünün önemli bir bölümünü ABD üslerine ev sahipliği yapan komşu ülkelere yönelterek Körfez ülkeleri ile bu ülkelerle ticaret yapan ekonomilere ciddi zarar verdi.
Artık geleceğin ekonomisinin temelini oluşturan yapay zekâ altyapısını sağlayan veri merkezleri de saldırıların hedefi haline geldi. Habere göre İran, komşu ülkelerdeki birçok veri merkezini hedef alırken, ABD de buna karşılık İran’daki bir veri merkezine saldırı düzenledi.
Veri merkezleri uzun yıllardır siber saldırılara maruz kalıyordu ancak 2026 yılında fiziksel saldırıların hedefi haline gelmeleri, yapay zekâyı ulusal güvenlik ve ekonomik büyüme açısından kritik gören devletler ile milyarlarca dolarlık veri merkezi yatırımı yapan teknoloji sektörü için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Savaşın yeni cephesi
Habere göre İran ve ABD, şimdiye kadar Körfez bölgesinde en az beş veri merkezini hedef aldı. Bunlardan biri de geçen ay Bahreyn’deki Amazon veri merkezine düzenlenen ikinci füze saldırısı oldu.
Amazon konu hakkında açıklama yapmazken, Amazon Web Services (AWS) hizmet durum sayfası 30 Nisan’daki ilk saldırıdan bu yana bölgede kesintiler yaşandığını gösterdi. Uydu görüntülerinin de tesiste ciddi hasarı doğruladığı aktarıldı.
Savaşın ilk günlerinde İran, veri merkezlerini meşru askeri hedef olarak gördüğünü açıkça ilan etti. İran Devrim Muhafızları’nın yayımladığı 29 hedeflik listede Amazon, Google, Microsoft, Nvidia ve Palantir’e ait tesislerin de yer aldığı belirtildi.
İran, 21 Temmuz’da Amazon veri merkezine düzenlenen saldırının ardından yayımladığı açıklamada, tesisin ABD’nin askeri istihbarat faaliyetlerine bulut bilişim hizmeti sunduğunu savundu. Amazon’un, ABD Savunma Bakanlığı’nın 9 milyar dolarlık ortak bulut bilişim projesi kapsamında sözleşmelere sahip olduğu ifade edildi. Google, Microsoft ve Oracle’ın da projede yer aldığı kaydedildi.
Körfez ülkeleri için stratejik önem
Veri merkezleri yalnızca ABD ordusu ve yapay zekâ şirketleri açısından değil, Körfez ülkeleri için de stratejik önem taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölge ülkeleri, ABD ve Çin’in ardından üçüncü küresel yapay zekâ merkezi olmayı hedefliyor.
Suudi Arabistan, 1 trilyon dolarlık egemen varlık fonunun önemli bölümünü yapay zekâ yatırımlarına ayırırken, BAE ise OpenAI, Oracle, Nvidia ve Cisco’nun ortak olduğu 500 milyar dolarlık “Stargate” yapay zekâ veri merkezi projesini hayata geçirmek için ABD ile anlaşma imzaladı.
Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve BAE’nin de Washington ile iş birliği kapsamında yapay zekâ projelerine toplam 2 trilyon dolardan fazla yatırım yapmayı taahhüt ettiği, bunun karşılığında Çin teknolojilerine bağımlılıklarını azaltmayı kabul ettikleri belirtildi.
RBC Capital Markets Küresel Strateji Başkanı Helima Croft’a göre bu durum bölgeyi ABD’ye daha fazla yakınlaştırırken, aynı zamanda yapay zekâ altyapısını İran’ın saldırılarına karşı daha savunmasız hale getirdi.
Eski bir sorun, yeni bir boyut
Veri merkezleri yeni bir teknoloji gibi görünse de onlarca yıldır mevcut. Ancak geçmişte daha çok siber saldırılarla hedef alınırken, bugün doğrudan füze ve İHA saldırılarının hedefi haline gelmeleri yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
California Üniversitesi Berkeley Kampüsü Kamu Politikaları Uzmanı Andrew Reddie, veri merkezlerinin hem askeri hem ticari verileri aynı anda barındırabildiğine dikkat çekerek, bu nedenle askeri hedef olarak görülebileceklerini söyledi.
Reddie, “İran açısından bakıldığında Amazon’un üzerinde adeta ABD bayrağı varmış gibi görünüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Sigorta maliyetleri yükseliyor
Uzmanlara göre veri merkezleri, pahalı ekipmanlarla dolu dev depolardan oluştuğu için füze ve İHA saldırılarına karşı tamamen korunmaları oldukça zor.
Bu nedenle sektör, olası saldırılar karşısında hizmetin başka veri merkezlerinden sürdürülebilmesini sağlayan yedekli sistemlere yöneliyor.
Bununla birlikte, yabancı yatırımcıların güvenlik endişeleri nedeniyle bölgeye yeni veri merkezi yatırımlarını yeniden değerlendirebileceği belirtiliyor.
Sigorta sektöründe de maliyetlerin hızla arttığına dikkat çekiliyor. Marsh Sigorta’nın Dijital Altyapı Bölümü Yöneticisi Joe Masijak, bazı şirketlerin son gelişmeler nedeniyle projelerini gözden geçirdiğini, bazı sigorta şirketlerinin ise bu riskleri üstlenmek istemediğini ifade etti.
Artan talep nedeniyle çip, inşaat malzemesi ve iş gücü maliyetlerinin de yükseldiğini belirten uzmanlar, veri merkezi yatırımlarının artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi güvenlik riskleri de taşıdığına işaret ediyor.
